Silk road documentary - ipek yolu belgeseli Part 1 : http://www.youtube.com/video/KFRmKEj9ky4 Part 3 : http://www ...Silk road documentary - ipek yolu belgeseli
Part 1 :
http://www.youtube.com/video/KFRmKEj9ky4
Part 3 : http://www.youtube.com/video/fAAEr2x1ARc(mehr)(weniger)
Silk road documentary - ipek yolu belgeseli Part 1 : http://www.youtube.com/video/KFRmKEj9ky4 part 2 : http://www ...Silk road documentary - ipek yolu belgeseli
Part 1 : http://www.youtube.com/video/KFRmKEj9ky4
part 2 :
http://www.youtube.com/video/oRymbZfZkFE(mehr)(weniger)
ERGÜNEŞ BABA Uluköy'de, Rufai tarikatının kurucusu Seyyid Ebul-Abbas Ahmed el- Kebir'in torunlarından Seyyid Şemseddin ...ERGÜNEŞ BABA
Uluköy'de, Rufai tarikatının kurucusu Seyyid Ebul-Abbas Ahmed el- Kebir'in torunlarından Seyyid Şemseddin Küçük Ahmed el-Rufai'nin tekkesinden başka, bir de Ergüneş Baba tekkesi vardır.
Ergüneş Baba'nın kabri, namazgâhı ve kaya içine oyulmuş çilehanesi hep bir arada kasabanın kuzeyinde bulunan yüksekçe bir tepenin üzerindedir.
Ergüneş Baba'nın iskân ettiği yerin özelliğine ve önemine bakarak onun Uluköy'de bulunma sebebi hakkında birçok şey söylemek mümkündür. Ergüneş Baba'nın iskân yeri olarak seçtiği mekân, bölgeden geçen tarihi ipek yolu ve Yeşilırmak vadisine tamamen hâkim bir tepenin üzerindedir.
Bilindiği gibi Anadolu-Türk şehirlerinin kuruluş ve gelişmesinde halkın dini inançlarının temsilcisi olan dervişlerin rolü çok büyüktü. Bu devrede pek çok Horasan Eren'i köylere yerleşerek inşa ettikleri tekke ve zaviyeler sayesinde halka dini tebliğ ve irşat işlerinde hizmet ettikleri gibi, memleketin imarı, iskânı ve siyasi tarihinde de önemli roller oynamışlardır.
Yerleşme ajanları olarak görev alan bu Türk dervişleri önemli yerlere, boğazlara, geçiş alanlarına yerleşerek, biryandan halka dini tebliğ etmişler diğer yandan da Anadolu'nun fethinin altyapısını oluşturmuşlardır.
İşte Ergüneş Baba'da tarihte çok önemli bir konuma sahip olan Uluköy'e gelmiş ve Tarihi İpek Yolu'na, tüm vadiye ve Boğazkesen denilen bölgeye hâkim bir tepeyi kendisine mesken seçmiştir. Ergüneş Baba'nın, iskân yeri olarak seçtiği bu, yerin özelliği ve önemine bakarak şunları söyleyebiliriz.
Egüneş baba, bir yandan halka dini tebliğ eden bir derviş, diğer yandan da Anadolu'nun fethinin altyapısını oluşturan bir Alperen'dir.(mehr)(weniger)
13/05/2007 BEYPAZARI'NIN TANITIMI Ankara'nın kuzeybatısında bulunan Beypazarı; Hitit, Frig, Galat,Roma, Bizans,Selçuklu ...13/05/2007
BEYPAZARI'NIN TANITIMI
Ankara'nın kuzeybatısında bulunan Beypazarı; Hitit, Frig, Galat,Roma, Bizans,Selçuklu ve son olarak da Osmanlıların egemen olduğu tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan yerleşim merkezlerinden biridir. Beypazarı ilçesine ilk isim "Lagania" olarak verilmiştir.'Kaya Doruğu Ülkesi' anlamına gelen bu isim Beypazarı'nın konumunu ifade etmektedir. Günümüzde olduğu gibi o dönemde de çevre kentlerin ilgi odağı olan Beypazarı'nda panayır şeklinde büyük pazar yerleri kurulmuş, halk alışveriş amaçlı bu pazarlara gelip gitmeye başlamıştır. Bu meşhur pazar, ilçenin 'Beypazarı' olarak anılmasına neden olmuştur.
Verimli tarım alanları,doğal su kaynaklarının zenginliği,sarp yamaçlı tepelerle çevrelenmiş korunaklı bir konumda olması Beypazarı'nı önemli bir yerleşim yeri haline getirmiştir. İlçenin İpek yolu üzerinde bulunması ardında eşsiz bir tarihi zenginlik bırakmıştır.
Beypazarı denince akla ilk gelen tarihi evleridir. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesine de konu olan Beypazarı evleri;cumbalı ,üstünde guşgana adı verilen bir çatıdan oluşan iki üç katlı yapılardır. Evlerin iskeleti ahşaptır ve bu ahşap, tatlı kireç denilen malzemeyle sıvanmıştır. Odalardaki kirli havayı ve nemi alan yöreye özgü bu malzeme, Beypazarı evlerini farklı kılar. Tavan arasındaki zemin katları taştan, geri kalan kısmı ahşaptan oluşan bu evlerin girişinde demir kapılı mahzenler bulunur. Tarih boyunca yangınlarla bir çok kez harap olan Beypazarı'nda evlerin içindeki bu mahzenler kıymetli eşyaların saklanması amacıyla kullanılmıştır.Yine bu yangınlar nedeniyle binlerce yıllık tarihe sahip Beypazarı'nda, mimari açıdan en erken tarihli konak 13.yy'a aittir.Sokaklarda iç içe yerleşim tarzı benimsenmiştir. Bu nedenle kapılar,pencereler ve guşganalar birbirine bakar şekilde düzenlenmiş, evler yerleşim olarak bitişik ve birbirine yakın inşa edilmiştir.
Beypazarı, Osmanlı mimarisi tarzındaki tarihi eserleri ve evlerinin yanı sıra 600 yıllık çarşısı, bu çarşılarda faaliyet gösteren zanaatkarları ve saray mutfağı tarzındaki yöresel yemekleriyle de Türk kültürünün tüm inceliklerini halen yaşatmaktadır.
Beypazarı tarihi
Beypazarı Ankara nın 100 km batısında eski Ankara-İatanbul yolu üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Ayaş, Güdül, Nallıhan ve Kıbrıscık ilçelerinin ortasında sosyal, kültürel ve ekonomik merkez olma özelliğini korumaktır.
Anadolu'nun tarihi seyrine baktığımızda, Beypazarı ilçesine ilk çağda Hitit,Frig,Galat,Roma,Bizans, daha sonra da Anadolu Selçuklu ve Osmanlıların egemen oldukları görülmektedir.
Beypazarı Roma döneminde, İstanbul'u Ankara ve Bağdat'a bağlayan önemli büyük tarihi geçit yolları üzerinde bulunmaktadır. İlk adı Lagania dır.Bilge Umar ın Türkiyedeki "Tarihsel Adlar" adlı kitabında Lagania nın anlatımı yapılmış ve "Kaya Doğru Ülkesi" anlamına geldiği sonucuna varılmıştır. Türklerin Sultan Alparslan komutasında Anadolu'ya girmesinden kısa bir süre sonra marmara ya ulaşmaları ile Beypazarı'da ilk Türk Akıncıları ile karşılaşmıştır.Selçuklu yönetimindeki Beypazarı konuö itibarı ile sık sık göç eden Türkmen boylarına yurt olmuştur.Bu boylardan en önemlisi Kayı boyu dur. Selçuklu sultanlığı'nın kendilerine yurt olarak yer gösterdiğibu türk boyu, Gazi Gündüzalp yönetiminde ilk önce Ankara civarına yerleşmiştir. Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Bey'in dedesi Gazi Gündüzalp'in mezarınınHırkatepe köyünde olduğu bilinmektedir.
Selçuklular döneminde Beypazarı,İstanbul-Bağdat yolu üzerinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur.Beypazarı, Orhan beyin Ankaray'yı alması ile Hüdavendigar (Bursa) sancağı na bağlanarak Osmanlı yöne timine geçmiştir.(mehr)(weniger)
İstanbul’un sıcak ve boğucu Temmuz ayı müzikseverler için İKSV’nin en güzel festivallerinden birinin başlangıcını haberdar ediyordu bu sene: Jazz Festivali.
14 yıldır devam eden festival, biz İstanbulluları gerçek anlamda caza doyuran yegâne olaylardan biri. Aynı zamanda cazseverler dışında daha geniş kitlelere hitap eden isimleri de bünyesinde barından ve bu sayede cazın bu kitlelere ulaşmasında önemli bir görev üstlenen İstanbul Jazz Festivali yıllarca gösterdiği başarıyla hem uluslararası saygınlık, hem de seyirciye ulaşma açısından büyük bir gelişme kaydetmiştir.
Bu sene 14.süne tanık olduğumuz festival de geleneklerine sadık kalmış ve dinleyicilerini hayal kırıklığına uğratmamıştır. Ne yazık ki bu seneki fes
AVEA ve HITT Prodüksiyon ortaklığıyla üç yıldan bu yana düzenlenen ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek olan AVEA Harbiye Açıkhava Konserleri 2008 için günler sayılmaya başlandı. Bu yıl 3-19 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan konserlerde toplam on iki gece boyunca müzikseverler sevdikleri sanatçılarla yazın keyfini çıkarırlarken sürprizler de onları bekliyor olacak.
Geçtiğimiz yıllarda pek çok sevilen sanatçının katıldığı AVEA Harbiye Açıkhava Konserleri’nde, özel projelerle müzikseverlerin hafızalarına unutulmaz anlar kazındı. Farklı tarzlara sahip yorumcuların ilk kez buluştuğu senfonik konserlerle, müzik dinleyicileri sevdikleri sanatçıları ve şarkıları bambaşka güzellikte dinleyebildikleri unutulmaz konserlere
EFSANE GRUP 15 YIL ARADAN SONRA YENİDEN TÜRKİYEDE!!!!
“Winds Of Change”,
”Still Loving You”
“Send Me An Angel”
“White Dove”
”Holiday” ve daha niceleri...
Hangimiz bu şarkılara bağıra çağıra eşlik etmedik...
Hangimiz bu şarkıları dinleyerek aşık olup
Yine bu şarkıları dinleyerek aşk acısı çekmedik ki?
Tüm dünyaya adını bir daha hiç silinmeyecek ve de eskimeyecek bir şekilde kazıyan Türkiye’de ilk ve son kez 1993 yılında hayranlarıyla buluşan dünyaca ünlü efsane Alman Rock grubu Scorpions, 15 yıl ara sonrasında İstanbul’da vereceği konserde yeniden hayranları ve müzikseverlerle buluşacak.
Sadece rock müzikseverlerin değil, parçaları gönüllerind