Büyükanıt, ağladı ve ağlattı.... Orgeneral Büyükanıt'ın bugüne kadar unutamadığı bir anısı var. Paşanın gözlerinin ...Büyükanıt, ağladı ve ağlattı....
Orgeneral Büyükanıt'ın bugüne kadar unutamadığı bir anısı var. Paşanın gözlerinin yaşardığı olay, bir şehit cenazesinde yaşandı. Büyükanıt o anı işte böyle anlattı.
18 Mart 2008 04:10
Orgeneral Büyükanıt, Uğur Dündar'ın sunduğu Star TV Ana Haber Bülteni'nde yayımlanan röportajda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Irak'ın kuzeyine gerçekleştirilen sınır ötesi harekatta kendisini en çok duygulandıran olayın sorulması üzerine, daha önce de çeşitli zamanlarda terörle mücadelede görev aldığını, operasyonun başından sonuna kadar aynı heyecanın duyulduğunu söyledi. Orgeneral Büyükanıt, çok güç arazi ve mevsim koşullarında gerçekleştirilen operasyonu başından sonuna kadar büyük bir heyecan içinde yaşadığını belirtti. Bugüne kadar unutamadığı bir anısına ilişkin soruyu yanıtlarken, Orgeneral Büyükanıt, şunları anlattı:
''Konuşmalarımda sık sık vurgularım, kendimizi küçük görmeyelim, biz büyük bir milletiz. Bunu yaşayarak görüyoruz. O bakımdan milletimize olan bağlılığımız, sevgimiz her geçen gün artıyor. Bir süre önce Haymana ilçemizin bir köyünde şehit töreni vardı. Arkadaşlarımızla birlikte gittik. İki kızı, şehit olan da tek erkek çocuğu... Defin işlemi yapıldı. Şehidimizin tabutu üzerine koyduğumuz bayrağı babaya hediye ettik. O anda bayrağı havaya kaldırdı, 'Ne mutlu bana ben şehit babasıyım', dedi. Bunu acaba dünyada hangi ülkenin ferdi söyleyebilir? Annesine taziyeye gittik, çok kendinde değildi, elini öptüm annesinin ki yaşının benden küçük olduğunu tahmin ediyorum. O resim basında yer aldı. Basında yer alınca bazı muhabirler tekrar köye gitmişler, annesiyle konuşmuşlar. 'Komutan elinizi öptü, ne hissettiniz?' diye sormuşlar. Demiş ki 'Benim elimi öperken ben kendimde değildim, yoksa ben kendimde olsam elimi öptürür müyüm, ben onun elini öperdim.' Bakın, bu yüksek bir ruh halidir. Milletimizin o fertlerini oralarda görmek mümkün, onlar çok temiz Anadolu insanı, Türk milletinin fertleri. Buna benzer çok şey yaşadım, bu da bizim milletimize duyduğumuz hayranlığı, şevkimizi, gücümüzü veren bir kaynak olarak mütala ediyorum.''(mehr)(weniger)
1932yılında Hasankale'nin Alvar köyünde doğdu. Asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars'a daha sonra ...1932 yılında Hasankale'nin Alvar köyünde doğdu. Asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars'a daha sonra Erzurum'a yerleşti. Aşık Reyhani'nin çocukluğu köyünde geçti. Zaman zaman komşu köylere gitme olanağı bulduysa da daha başka yerlere gidemedi. Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi. Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı.
Küçük yaşlarda köyüne gelen aşıklardan etkilendi. Hem aşıklardan dinleyerek hem de eline geçen kitapları okuyarak birçok halk hikayesini öğrendi. Kendi aşıklığı ve şiir yazmaya başlaması 18 yaşından sonradır.
Reyhani, rüyasında gördü bir kıza aşık oldu. Kısa bir süre sonra da kızı kaçırdı. Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliğe ve huzursuzluğa dönüştü. Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler. Aşık Reyhani, bu dönemden sonra Dertli mahlasıyla şiirler yazmaya, türkü söylemeye başladı. Ancak bu mahlası uzun süre kullanmadan, Bayburtlu Aşık Hicrani tarafından Reyhani mahlası verildi.
Konya Aşıklar Bayramına aralıksız katılan 7 aşıktan biridir. Eski aşıkların dışında, yetiştiği Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkari, Murat Çobanoğlu'nun babası Gülistan Çobanoğlu gibi aşıklardan gelenek ve usul öğrendi.
İran'dan Avrupa'ya birçok ülkede türkü söyleyen Aşık Reyhani, katıldığı yarışmalarda da birçoğu birincilik olmak üzere çeşitli ödüller aldı. 1980'li yılların başında Erzurum'da bulunan Doğu Ozanları Derneğinin başkanlığına getirildi.
Aşık Reyhani birçok ülkeye konser ve konferanslara katılmak üzere çağrıldı. Ayrıca ABD'nin Michigan Üniversitesinde katıldığı bir konferanstan sonra kendisine fahri öğretmenlik unvanı verildi.(mehr)(weniger)
Evimiz, okuduğumuz okul, oyun oynadığımız parklar, soluduğumuz hava, gökyüzü, dağlar, akarsular, hepsi bizim dünyamıza ...Evimiz, okuduğumuz okul, oyun oynadığımız parklar, soluduğumuz hava, gökyüzü, dağlar, akarsular, hepsi bizim dünyamıza ait varlıklardır. Kuşlar, zebralar, filler, zürafalar, kediler... Ağaçlar, çiçekler, meyveler, sebzeler... Ancak bizim ve saydığımız bu canlıların içinde yaşayamadığı bir başka dünya daha var arkadaşlar! Su altı dünyası... Burada da canlılar yaşar. Palyaço balıkları, sürü halinde dolaşan balıklar, zehirli dikenleri olan akrep balığı, bir dansçı gibi hareket eden mırmır balığı, deniz yıldızı ve daha pek çok canlı denizlerde yaşar... Onlar bizim dünyamızın nasıl bir yer olduğunu bilmezler. Allah onları, içinde yaşadıkları denizlere ve okyanuslara uygun şekilde yaratmıştır. Bu filmde kısa bir gezinti yaparak suda yaşayan canlılardan bazılarını yakından tanıyacaksınız.(mehr)(weniger)
YAŞAR PAŞAM BU VATANIN HER KARIŞI İÇİN GEREKİRSE ÖLÜRÜZ..BU VATAN BİZİM VE ASLA VE ASLA KİMSE BUNU DEĞİŞTİREMEZ..BİZ ...YAŞAR PAŞAM BU VATANIN HER KARIŞI İÇİN GEREKİRSE ÖLÜRÜZ..BU VATAN BİZİM VE ASLA VE ASLA KİMSE BUNU DEĞİŞTİREMEZ..BİZ ATAMIZIN İZİNDE BAYRAĞIMIZ YÜREĞİMİZDE TOPRAĞIMIZ NAMUS İLKESİNDE OLAN VATAN EVLATLARIYIZ...SEN BİR TANESİN YAŞAR PAŞAM..(mehr)(weniger)
ümit yaşar doktor ayrılmaz kankalarr raylı sistemler bizim aramızda satılmış olanların yeri yokturr biz böleyizz ...ümit yaşar doktor ayrılmaz kankalarr raylı sistemler bizim aramızda satılmış olanların yeri yokturr biz böleyizz dertlerimizde hiç bitmiyo zatenn(mehr)(weniger)
Yaşar Nuri Öztürk: Türkiye dinsizliğe gidiyor HYP Genel Başkanı ve eski İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk ...Yaşar Nuri Öztürk: Türkiye dinsizliğe gidiyor HYP Genel Başkanı ve eski İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, 22 Temmuz seçiminden sonra AKP döneminde Türkiye'nin adım adım "ılımlı İslam" devletine doğru kaydığı yorumları yapılırken, yine kamuoyunu şaşırtacak bir değerlendirme yaptı. Öztürk, Türkiye'nin "dinsizliğe" doğru gittiğini iddia etti. Siyasi gelişmelerle ilgili ANKA'nın sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Öztürk, "Kuran'ın anladığı manada bir dinden söz ediyorsak, Türkiye dinsizliğe doğru gidiyor" dedi. Öztürk, "Türkiye'yi taşıdıkları yer şirktir, din değil. Biz yıllarca buna karşı mücadele verdik. Ama şimdi Türkiye doğrudan doğruya müşrik zihniyete, şirk zihniyetine doğru gidiyor. Yelken açmış gidiyor hem de. Zaten Kuran'dan ve Hz Muhammed'den onay almayacak sahte bir dini, morfin gibi kullanıp Türkiye üzerinde her istediklerini yapıyorlar, hurafe dinini anestezi gibi kullanıyorlar" diye konuştu. - "TÜRBAN, ST PAUL'ÜN İNCİL'E SOKTUĞU KIYAFETTİR"- Prof. Dr. Öztürk, son yıllarda "türban" adı verilen ve değişik tarzda bağlanan örtünün ise Müslümanlıkla ilgisinin olmadığını söyledi. Öztürk, bunun St Paul'ün İncil'e soktuğu rahibe kıyafeti olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye'de iki büyük operasyon yapılıyor. Kuran dininin birinci vasfı anti emperyalizmdir. Atatürk de tarih önünde bu konuda en başarılı adamdır. Ama onun anti emperyalist yanını kınıyorlar. Türkiye kullanılarak İslam'ın, anti emperyalist ruhunu yok etmek istiyorlar. Her 50 metreye kurulan camilerde bu ruhu katlediyorlar. Bize, 'İslam'ın diğer taraflarını bırakın, size bol cami yapmak, hanımların başını örtmek kafidir' diyorlar. Hanımların başındaki örtü, rahibe kıyafetidir. Saint Paul'un İncil'e soktuğu kıyafettir. O bizim Müslüman insanın örtüsü değildir. 'Cami ve bu örtü size din olarak yeter' deniyor. Müslümanlara din diye başka bir şey bırakmadılar." -"DARBELER İÇİN DUA EDİLECEK NOKTAYA GELİNEBİLİR"- Önümüzdeki döneme ilişkin karamsar bir tablo çizen Öztürk, Türkiye'nin "iyiye ve hayra" gittiğini düşünemediğini....
http://www.milliyet.com.tr/2007/09/25/son/sonsiy07.asp(mehr)(weniger)
EZANLAR BIZIM ICIN BASKENTLI UGUR ELEKTRO SAZ BAGLAMA Oguz Yilmaz damar arabesk kemal alacayir alaçayir angarali ugur ...EZANLAR BIZIM ICIN
BASKENTLI UGUR
ELEKTRO SAZ BAGLAMA
Oguz Yilmaz
damar arabesk
kemal alacayir alaçayir
angarali ugur & oyun havalari
oguz yilmaz ankarali mahmut tuncer ibo tatlises baglamaci guitar turk taner olgun neset ertas sincanli fehmi ali yaprak gudullu ergun çubuklu yasar hasan yilmaz coskun yasin namik hasan genc genç ismet topcu tuncbilek teksasli ozcan çelebi ertas kara murat halil erkal peçenekli suleyman adem aydas ciftetelli çiftetelli kolbasti remix dj taksim muzik müzik evi(mehr)(weniger)
1.BÖLÜM www.bariscan.net- Barışcan'nın Diyarbakır-Söz Tv de 1997 yılında beridir yapmakta olduğu " Bizim Çocuklar ...1.BÖLÜM
www.bariscan.net-
Barışcan'nın Diyarbakır-Söz Tv de 1997 yılında beridir yapmakta olduğu " Bizim Çocuklar " programına 14.06.200 tarihinde Diyarbakır-Kazım Karabekir İ.Ö.Okulu öğrencileri katıldı.Babalar günü münasebetiyle programa Yaşar Kuşu çağrıldı.Kuşcu çocukları olmadığı halde yardıma muhtaç çocukların eğitimini üstlenerek babalık özlemini gideriyor.Ayrıca Barışcan Yaşar kuşçu ile eski Diyarbakır ile ilgili anılardan bahsediyor.
çocuk programı programları televizyon yerel ulusal tv manço(mehr)(weniger)
Evimiz, okuduğumuz okul, oyun oynadığımız parklar, soluduğumuz hava, gökyüzü, dağlar, akarsular, hepsi bizim dünyamıza ...Evimiz, okuduğumuz okul, oyun oynadığımız parklar, soluduğumuz hava, gökyüzü, dağlar, akarsular, hepsi bizim dünyamıza ait varlıklardır. Kuşlar, zebralar, filler, zürafalar, kediler... Ağaçlar, çiçekler, meyveler, sebzeler... Ancak bizim ve saydığımız bu canlıların içinde yaşayamadığı bir başka dünya daha var arkadaşlar! Su altı dünyası... Burada da canlılar yaşar. Palyaço balıkları, sürü halinde dolaşan balıklar, zehirli dikenleri olan akrep balığı, bir dansçı gibi hareket eden mırmır balığı, deniz yıldızı ve daha pek çok canlı denizlerde yaşar... Onlar bizim dünyamızın nasıl bir yer olduğunu bilmezler. Allah onları, içinde yaşadıkları denizlere ve okyanuslara uygun şekilde yaratmıştır. Bu filmde kısa bir gezinti yaparak suda yaşayan canlılardan bazılarını yakından tanıyacaksınız.(mehr)(weniger)
3.BÖLÜM www.bariscan.net Barışcan'nın Diyarbakır-Söz Tv de 1997 yılında beridir yapmakta olduğu " Bizim Çocuklar ...3.BÖLÜM
www.bariscan.net
Barışcan'nın Diyarbakır-Söz Tv de 1997 yılında beridir yapmakta olduğu " Bizim Çocuklar " programına 14.06.200 tarihinde Diyarbakır-Kazım Karabekir İ.Ö.Okulu öğrencileri katıldı.Babalar günü münasebetiyle programa Yaşar Kuşu çağrıldı.Kuşcu çocukları olmadığı halde yardıma muhtaç çocukların eğitimini üstlenerek babalık özlemini gideriyor.Ayrıca Barışcan Yaşar kuşçu ile eski Diyarbakır ile ilgili anılardan bahsediyor.
çocuk programı programları televizyon yerel ulusal tv manço(mehr)(weniger)
SOK !! SOK !! SOK !! vielen dank an alle leute die Emre & Yasar Ünterstützen !! Emre ile Yasar Tekrar Kisa Aradan Sonra ...SOK !! SOK !! SOK !!
vielen dank an alle leute die Emre & Yasar Ünterstützen !!
Emre ile Yasar Tekrar Kisa Aradan Sonra Süpriz Bir Sekilde Birlesti.
Bundan Böyle Emre ile Yasar Bomba Gibi Geri Dönüyor.
Yepyeni Websiteleri,Resimleri,Videolari ve Sarkilari ile Emre ile Yasar Cok Yakinda Sizler ile.
Suan Websiteleri Tasarlanmaktadir.
Tüm Sorularinizi Isteklerinizi bizlere belirtebilirsiniz.
Umariz Bu Iki Sanatcimizin Karari Sizleride Bizim Kadar Sevindirmistir.
Cok Yakinda Sizler Icin Süper Sarkiya Klip Cekilecektir.
Ve bir cok Süprizler geliyoooor...
Emre ile Yasar BIRLESTI
Yalanlara Ne Olur Inanmayin.
EMRE YASAR
CREW(mehr)(weniger)
İstanbul’un sıcak ve boğucu Temmuz ayı müzikseverler için İKSV’nin en güzel festivallerinden birinin başlangıcını haberdar ediyordu bu sene: Jazz Festivali.
14 yıldır devam eden festival, biz İstanbulluları gerçek anlamda caza doyuran yegâne olaylardan biri. Aynı zamanda cazseverler dışında daha geniş kitlelere hitap eden isimleri de bünyesinde barından ve bu sayede cazın bu kitlelere ulaşmasında önemli bir görev üstlenen İstanbul Jazz Festivali yıllarca gösterdiği başarıyla hem uluslararası saygınlık, hem de seyirciye ulaşma açısından büyük bir gelişme kaydetmiştir.
Bu sene 14.süne tanık olduğumuz festival de geleneklerine sadık kalmış ve dinleyicilerini hayal kırıklığına uğratmamıştır. Ne yazık ki bu seneki fes
AVEA ve HITT Prodüksiyon ortaklığıyla üç yıldan bu yana düzenlenen ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek olan AVEA Harbiye Açıkhava Konserleri 2008 için günler sayılmaya başlandı. Bu yıl 3-19 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan konserlerde toplam on iki gece boyunca müzikseverler sevdikleri sanatçılarla yazın keyfini çıkarırlarken sürprizler de onları bekliyor olacak.
Geçtiğimiz yıllarda pek çok sevilen sanatçının katıldığı AVEA Harbiye Açıkhava Konserleri’nde, özel projelerle müzikseverlerin hafızalarına unutulmaz anlar kazındı. Farklı tarzlara sahip yorumcuların ilk kez buluştuğu senfonik konserlerle, müzik dinleyicileri sevdikleri sanatçıları ve şarkıları bambaşka güzellikte dinleyebildikleri unutulmaz konserlere
EFSANE GRUP 15 YIL ARADAN SONRA YENİDEN TÜRKİYEDE!!!!
“Winds Of Change”,
”Still Loving You”
“Send Me An Angel”
“White Dove”
”Holiday” ve daha niceleri...
Hangimiz bu şarkılara bağıra çağıra eşlik etmedik...
Hangimiz bu şarkıları dinleyerek aşık olup
Yine bu şarkıları dinleyerek aşk acısı çekmedik ki?
Tüm dünyaya adını bir daha hiç silinmeyecek ve de eskimeyecek bir şekilde kazıyan Türkiye’de ilk ve son kez 1993 yılında hayranlarıyla buluşan dünyaca ünlü efsane Alman Rock grubu Scorpions, 15 yıl ara sonrasında İstanbul’da vereceği konserde yeniden hayranları ve müzikseverlerle buluşacak.
Sadece rock müzikseverlerin değil, parçaları gönüllerind