http://youtubefans.com/ http://www.frankeboris.com/ Anlamazsın yar.. Seni secti bu yürek.. Gökyüzü yıldız dolu ...http://youtubefans.com/
http://www.frankeboris.com/
Anlamazsın yar.. Seni secti bu yürek..
Gökyüzü yıldız dolu.. Yıldızlar umut dolu..
Ben yalnız, Caresiz, Bitik..
Sen onla aska yenik..
Sevdigim uzak durma..Yüregim yanı basında..
Al canım senin olsun.. Bırakma yarı yolda!!
Sevdalar senin olsun.. Umutlar seni bulsun..
Ben Sensiz, Caresiz, Yorgun..
Haklarım Helal Olsun!!
Birgün karsıma cıkacaksın..
Gözlerin dolacak deliler gibi aglayacaksın..
Yagmurdaki ilk buseyi..
Yüregimdeki o büyük sevgiyi asla..
Asla unutamayacaksın..
Cünkü.. Cünkü bende Seni..
Unutamadım seni bir an bile..
Gözler gördü seni yanında baska biri..
Sen mutlu hayat tut..
Yüregim unut onu!!
Sevdigim uzak durma..
Yüregim yanı basında..
Al canım senin olsun..
Bırakma yarı yolda!!
Mutluluk senin olsun..
Hüzünler uzak dursun..
Yürekli asklar seninle..
Allah yardımcın olsun!!(mehr)(weniger)
Güneş her gün doğar, her gün batar. Yarın yeniden doğmak için bugünün sonunda batması gerekmektedir onun. Batış, ruhlara ...Güneş her gün doğar, her gün batar. Yarın yeniden doğmak için bugünün sonunda batması gerekmektedir onun. Batış, ruhlara verdiği hüznü yeniden tazelemek için kaçınılmazdır. Gidecek, bir süre özlenecek, dönüşüyle hüzünler sevince tahvil olunacaktır.
Bir süre birlikte olduklarımızın kaybı, birlikteliğin süresiyle ya da yoğunluğuyla orantılı olarak üzer bizi. Sadece bir süre için gitmişlerse ne gam! Gözlerimiz nemlenir ve bekleyiş başlar. Gelecektir nasıl olsa. Bir vadeye kadardır gidiş; hasret çekilecek ve vade dolunca hasretliye kavuşulacaktır. Kimiyle "Hayata beraber başladığımız", kimiyle yollarda karşılaşarak yazgılarımızın çakıştığını gördüğümüz insanlar, yolculuğu ballandıran ya da katlanılmaz eden yoldaşlarımız değil midir? Yolculuk, onlarla "yolculuk" olmaz mı? Onlarsız olunamayacak yerlerde, kendileriyle dünyanın da, yaşamanın da sarhoşluğunu tattığımız kimseler, iç kısırlıklarımızı renklendirdiğimiz varlıklardır. Onlar ki, biri bizi dünyaya taşımıştır, biri onun can yoldaşıdır; birkaçı, kendimize benzeyen, bizim gibi olan, karındaşlığın verdiği "en yakınlık" payesiyle yanımızda apayrı yer edinendir... Akrabadır, arkadaştır, dosttur, sevgilidir, rakiptir, düşmandır ötekiler. "Cehennemdir başkaları!" diyerek itmek ister Sartre, "ötekiler"i. Oysa, "ötekiler"siz bir dünyaya ne kadar katlanabilirdik ki?.. Ötekiler olmadan devinim olur muydu, değişim olur muydu? Ama "öteki"nden ötekine fark var tabii. Gönlümüzde herkese aynı ölçüde yer ayıramıyoruz. Yer sıkıntısından değil, iç disiplinimizin yaptığı tasniften.
Birlikte yaşadığımız, birlikte yaşlandığımız insanların, bizimle birlikte değişip zamanla "başka biri" haline geldiğinin farkında bile olmuyoruz. "Yollarımız bir bir ayrılırken" başka topraklara düşmüş tohumlar gibi, herkes kendi geleceğini birilerine emanet edip gidiyor. Ama, aynı atmosferde olduğumuz için değil de, benzer zevkleri paylaştığımız için, doğrudan ya da dolaylı, yavaş yavaş tanıdığımız; uzaktan uzağa sevdiğimiz, derken, kendilerine gönlümüzün en mutenâ köşesinde yer verdiğimiz, çoğu zaman kendileri tarafından asla tanınmadığımız halde uğurlarına dostlarımızı bile rahatça kırabildiğimiz kimseler.. yok mu?.. İşte onlarla olan yakınlığımıza akıl sır erdirememişimdir. Onlar ki, bazen insan olarak kendileriyle aramızda kim bilir ne uçurumlar vardır; bir arada olsak belki bir an bile anlaşamayız; ama adlarını duyduğumuzda içimiz bir tuhaf oluverir. Hayranızdır onlara. Dünyanın süsüdür onlar!.. Ve onlar, kendilerinin değil, bizimdirler.
Varlığına, şöhretine alıştığımız gibi, uzletine, daha doğrusu, huzursuz yalnızlığına çekilmişliğini de kanıksadığımız bir Zeki'miz vardı! Ünü yayıldıkça gönlü gençleşen yıldızımız büyümüş, büyümüş; halkının kalbini doldurup aydınlatan bir Güneş olmuştu. Artık Sanat Güneşimiz'di o. Hep genç kaldı yanımızda. Yaşlandığını ne biz kabul edebiliyorduk ne kendisi benimseyebiliyordu. Ama zaman ona da edeceğini edecekti. Ölüm, insanların ünleri kadar büyük görünüyor. "Ölümsüzlüğüne inandığımız" insanların da "ölebileceği" fikri, zaman zaman umutsuzluğa düşürüyor bizi. İnanıyorsak eğer, ölümün ötesinde bir yerlerde buluşabileceğimizi düşünüyor, tesellî buluyoruz. O da yoksa, vah bize!..
Sanat Güneşimiz'i rüyamda gördüm bir gün: Bir "metro" istasyonu gibi, kapalı bir mekân. Kalabalık mı kalabalık. Birilerini ya da bir yerlere gitmeyi.. bekler görünen; ama sadece öyle görünen; hiçbir yere gitmeyen ve bekledikleri asla gelmeyen, bir yığın insan... Dışarıdan biri gibi, orada salt gözlem için bulunan biri gibi geziniyorum, Derken, Zeki Müren'le karşılaşıyoruz. Yanında kimse olmuyor. Beni görünce yüzü aydınlanıyor ve bir istasyonda, sevdiği birinin trenden indiğini görmüş hasretli gibi sevinerek bana yöneliyor. Dostça kucaklaşıyoruz. Kalabalıkta, biraz dolaşıyor; hem geziniyor, hem sohbet ediyoruz. Bir ara sessizleşiyor, buruklaşıyor, durup yüzünü bana dönüyor. Diyor ki: -Çok mutsuzum birader, şöhretin hiçbir yararını görmedim; burda beni kimse tanımıyor, kimse tarafından aranıp sorulmuyorum!.. Kendisini "kimsesizlerin kimsesizi" diye tanıttığı şarkı çalınıyor kulaklarıma. Hani "Adının Mesut, göbek adının Bahtiyar" olduğunu; halkının kendisini hep öyle sandığını söylediği şarkı!.. Aylar oldu bu rüyayı göreli. Aklıma geldikçe, yaşayan Zeki Müren'le anılarda kalan Zeki Müren'i birlikte düşünmeden edemiyorum. Ama ne olursa olsun, o, şarkısını söyledi ve sustu. Onun engin nezaketinden halkına bir şeyler kaldı mı dersiniz?(mehr)(weniger)
indirme linki http://www.serdengecti.org/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=13885 Ağla sen güzel çocuk ** Cry you ...indirme linki
http://www.serdengecti.org/modules.php?name=Forums&file=view topic&p=13885
Ağla sen güzel çocuk ** Cry you beautiful kid,
Gözlerin şahit olsun ** Your eyes become witness,
Gözyaşınla ıslanan ellerin şahit olsun ** Your hands wetted with ur tears become witness,
Çok yakın güzel günler ** Very close beautiful gün
Bir kez daha ufka bak ** Look to horizon once more
Hep semaya açtığın ellerin şahit olsun ** Always your hands opened to sky become witness,
Şahit olsun kainat ** The universe become witness
Alemler şahit olsun ** The world become witness
Titreyen sesin ile yüreğin şahit olsun ** Shivered voice with your heart become witness
Yürü sen güzel çocuk ** Walk you beautiful kid
Sokaklar şahit olsun ** Streets become witness
Seni mahzun bırakan bu tarih şahit olsun ** Leave you sad this history become witness(mehr)(weniger)
Belki şimdi bir yerlerde benim için kötü söyler Şunu bilsin bende onun gibi devrik bir çınarım Ölmek var dönmek yok gurur ...Belki şimdi bir yerlerde benim için kötü söyler
Şunu bilsin bende onun gibi devrik bir çınarım
Ölmek var dönmek yok gurur var görmek yok
Mutluluktan mahrumum
Haberi olsun, kimseleri sevmeyeceğim
Kimseye ona baktığım gibi bakmayacağım
Haberi olsun, öldüğüm gün bile yine onu seveceğim
Bu belki kısa ama Bu şarkı sadece ona
Yanımda olmasam da canında olacağımı
Ölene kadar yalnız onu seveceğimi bilsin yeter
Ve ben nerede olursam olayım
Yine onu yine O nu Seveceğim
Haberi olsun, kimseleri sevmeyeceğim
Kimseye ona baktığım gibi bakmayacağım
Haberi olsun, öldüğüm gün bile yine onu seveceğim(mehr)(weniger)
duygularım darmadağın sevdam böyle yarım kaldı bir kitapsız,bir vicdansız beni bu hallare saldı sevme gönlüm,sevme artık ...duygularım darmadağın sevdam böyle yarım kaldı
bir kitapsız,bir vicdansız beni bu hallare saldı
sevme gönlüm,sevme artık buda sana bir ders olsun
böyle bir aşk,böyle bir sevda olmaz olsun,olmaz olsun
lanet olsun,lanet olsun seni böyle sevdiğime
lanet olsun,lanet olsun seni gördüğüm o güne
lanet olsun,lanet olsun seni böyle sevdiğime
lanet olsun,lanet olsun böyle aşka sevgiye
allah kahretsin kendi ellerimle kendi kendimi yaktım.
istesem o günleri,istesem o yılları,istesem o gençliğimi verebilirmisin bana.
veremezsinki...
senin aşkına,senin sevdana,seninle tanıştığım o güne lanet olsun.
hayatımı kararttın,dünyamı yıktın.
senin sevdana,senin aşkına,seni tanıdığım o güne,seni sevdiğim o güne lanet olsun,lanet olsun.
boşa geçen yıllarımın hesabını kim verecek
giden benden gitti artık birdaha dönmeyecek
sevme gönlüm sevme artık buda sana bir ders olsun
böyle bir aşk,böyle bir sevda olmaz olsun,olmaz olsun
lanet olsun,lanet olsun seni böyle sevdiğime
lanet olsun,lanet olsun seni gördüğüm o güne
lanet olsun,lanet olsun seni böyle sevdiğime
lanet olsun,lanet olsun böyle aşka sevgiye(mehr)(weniger)
İstanbul’un sıcak ve boğucu Temmuz ayı müzikseverler için İKSV’nin en güzel festivallerinden birinin başlangıcını haberdar ediyordu bu sene: Jazz Festivali.
14 yıldır devam eden festival, biz İstanbulluları gerçek anlamda caza doyuran yegâne olaylardan biri. Aynı zamanda cazseverler dışında daha geniş kitlelere hitap eden isimleri de bünyesinde barından ve bu sayede cazın bu kitlelere ulaşmasında önemli bir görev üstlenen İstanbul Jazz Festivali yıllarca gösterdiği başarıyla hem uluslararası saygınlık, hem de seyirciye ulaşma açısından büyük bir gelişme kaydetmiştir.
Bu sene 14.süne tanık olduğumuz festival de geleneklerine sadık kalmış ve dinleyicilerini hayal kırıklığına uğratmamıştır. Ne yazık ki bu seneki fes
AVEA ve HITT Prodüksiyon ortaklığıyla üç yıldan bu yana düzenlenen ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek olan AVEA Harbiye Açıkhava Konserleri 2008 için günler sayılmaya başlandı. Bu yıl 3-19 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan konserlerde toplam on iki gece boyunca müzikseverler sevdikleri sanatçılarla yazın keyfini çıkarırlarken sürprizler de onları bekliyor olacak.
Geçtiğimiz yıllarda pek çok sevilen sanatçının katıldığı AVEA Harbiye Açıkhava Konserleri’nde, özel projelerle müzikseverlerin hafızalarına unutulmaz anlar kazındı. Farklı tarzlara sahip yorumcuların ilk kez buluştuğu senfonik konserlerle, müzik dinleyicileri sevdikleri sanatçıları ve şarkıları bambaşka güzellikte dinleyebildikleri unutulmaz konserlere
EFSANE GRUP 15 YIL ARADAN SONRA YENİDEN TÜRKİYEDE!!!!
“Winds Of Change”,
”Still Loving You”
“Send Me An Angel”
“White Dove”
”Holiday” ve daha niceleri...
Hangimiz bu şarkılara bağıra çağıra eşlik etmedik...
Hangimiz bu şarkıları dinleyerek aşık olup
Yine bu şarkıları dinleyerek aşk acısı çekmedik ki?
Tüm dünyaya adını bir daha hiç silinmeyecek ve de eskimeyecek bir şekilde kazıyan Türkiye’de ilk ve son kez 1993 yılında hayranlarıyla buluşan dünyaca ünlü efsane Alman Rock grubu Scorpions, 15 yıl ara sonrasında İstanbul’da vereceği konserde yeniden hayranları ve müzikseverlerle buluşacak.
Sadece rock müzikseverlerin değil, parçaları gönüllerind